Victor E. Frankl ve Logoterapi (‘anlam arayışı’)

Varoluşçu terapinin en önemli ismi olan Victor E. Frankl, kendi geliştirdiği kuramın adını ‘logoterapi’ (anlam merkezli terapi) olarak adlandırmıştır. Adını Yunanca bir kelime olan “Logos” (Anlam)’tan alan Logoterapi kuramında ‘’yaşamın anlamı’’na özellikle vurgu yapan Frankl, 2.dünya savaşı sırasında Polonya içerisindeki Alman toplama kamplarında (kızkardeşi dışında bütün ailesini bu kamplarda kaybetmiştir) 4 yıl kadar süren bir tutsaklık dönemi geçirmiştir. Kamplarda gördüğü ve çoğuna birebir şahit olduğu olaylar sonrasında, insanın çektiği acılar ve ölüm karşısında nasıl tavırlar takındığını ve neler hissettiğini özümseyen Frankl, bu tespitlerinin eşliğinde ve ışığında logoterapi adlı psikoterapi kuramını geliştirmiştir..

Kuramında özetle yaşamın anlamını bulabilmek için öncelikle bir amacımızın olması gerektiğini vurgulayan Frankl, acının vazgeçilmez olduğu durumlarda acının da bir anlamı olabileceğini vurgular. Acı da yaşamın kader ve ölüm kadar silinmez bir parçasıdır. Acı ve ölüm olmaksızın insan yaşamı tamamlanmış olmaz” diyen Frankl’a göre: “Yaşamında hiçbir anlam, amaç, hedef göremeyen ve bu nedenle sürdürmeyi anlamsız bulan kişinin vay haline. Kaybetmesi uzun sürmeyecektir..”

1375979411Logoterapide diğer varoluşçu terapistlerden farklı olarak iki teknik geliştirilmiştir: Paradoksal niyet ve düşünce odağını değiştirme. Bu tekniklerden en önemlisi olan Paradoksal (çelişik) niyet, yapmak istediğiniz ama yapamadığınız, kaçınmak istediğiniz ama kaçınamadığınız durumlar-yaşantılar-duygular oluşturur. Yani çelişik niyet bu hususlarda bize yardımcı olur: Yapmak istediğimiz ama yapamadığımızı nasıl yaparız? Kaçınmak istediğimiz ama kaçınamadığımızdan nasıl kaçınırız? Örneğin, eğer sabah erken kalkmamız gerekiyorsa bu durumda uyumalıyım, uyumam gerekiyor diyen birisi uyuyamayacaktır. Bunun tersine, uyumamalıyım veya uyumam gerekmiyor diyen birisinin ise daha rahat bir şekilde uykuya dalabilmesi gibi..

Paradoksal (çelişik) niyet, kabaca şu esasa dayanır: Bir şeyden ne kadar kaçınmaya çalışırsanız o oranda ona yakalanırsınız! Kaçmaya çalıştıkça o size yakınlaşır; onu yakalamaya çalıştıkça sizden uzaklaşır. Korkmaktan korktukça daha çok korkarsınız! Korku, korkulan şeyi yaratır; aşırı niyet ise arzulanan şeyi imkânsızlaştırır. Öyle ise, yapılması gereken, kaçınmaya çalıştığınız şeyin üzerine üzerine gideceksiniz. Bunun yolu da paradoksal niyettir; yani, kaçınmak istediğiniz ya da ulaşmak/başarmak istediğiniz her ne ise onu “gerçekleştirmemeye” niyetleneceksiniz.

Mesela, kalabalık karşısında konuşamıyor, heyecanlanıyor, terliyorsanız yapmanız gereken şu: Kalabalık karşısına çıktığınızda daha fazla heyecanlanmaya ve terlemeye çalışacaksınız. Diyeceksiniz ki: “Ben şimdi kalabalığın karşısına çıkacağım ve elimden geldiğince kendimi rezil etmeye, aşırı şekilde terlemeye ve heyecanlanmaya çalışacağım.” Sonuç: Bunu yapmaya çalıştıkça başarısız olacaksınız ve isteseniz de heyecanlanamayacak ve terleyemeyeceksiniz…

Bu terapi özellikle acı çeken, hayatın anlamını sorgulayan kişilerde oldukça etkili bir terapi yöntemidir. Bu terapi yöntemi ve teknikleri psikolojik danışmanlarca ve diğer terapistlerce sıklıkla kullanılmaktadır..

Kabataslak şekilde aktarmaya çalıştığım Logoterapi ve çelişik niyet konusunda daha detaylı bilgi edinmek isteyenler Victor Frankl’ın “İnsanın Anlam Arayışı” ve “Duyulmayan Anlam Çığlığı” (Öteki yayınları) adlı iki güzel kitabına başvurabilirler.

Son söz olarak, Frankl’ın, konumuzu özetleyen şu cümlesini aktaralım: “Mutluluğa engel olan şey, ‘mutluluk arayışı’nın kendisidir.”

Kaynak: http://www.logoted.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

− 6 = 4