Bir Psikolojik Danışmanın Gözünden Okul Psikolojik Danışmanlığının İlk Yılı

199458_4127834266829_1244361350_n‘Sudan çıkmış Balık’lık ile başlayıp, 1 yıl sonra her şeyin olmasa da birçok şeyin kurdu olmaya doğru giden süreç 😉

Evet üniversite yıllarıydı (belki en rahatı burasıydı 😉 ) bunu takip eden zorlu bir sınava hazırlık süreciydi, sınavdan sonra puanların beklenmesi ve sıralamaların açıklanmasıydı -ki bu yıl yine sistemsel bir değişiklik sonucu birçok adayın şaşkınlıkla karşıladığı bir mülakat süreci de oldu- neyse en sonunda zorlu ve sıkıntılı bir tercih dönemi sonrasında yapılan atamalar ile birlikte ‘çiçeği burnunda’ Okul Psikolojik danışmanları (MEB her ne kadar rehberlik alanına atama yapmış olsa da 😉 )  olarak göreve başlamış bulunmaktasınız veya yakın bir zamanda gerçekleşmesini umut ettiğiniz yeni bir atama ile başlayacaksınız (veya beklemek yerine özel bir eğitim kurumunda da göreve başlamış olabilirsiniz ;))  Farketmez :).. Birçok kişi için genellikle aynı duygu ve düşünceler ağır basmaktadır.. ”Eee ben şimdi okula gidince ilk ne yapacağım ?.. Nasıl davranmam gerekiyor ?.. Nereden başlamalıyım..?? Çerçeve Planını nasıl hazırlayacağım şimdi? Stajda birşeyler yapmıştık ama neydi onlar 😉 Zamanında benzer duyguları yaşamış bir meslektaşınız olarak yaşadıklarımı ve kendi deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.. Faydalı olması umudu ve temennisiyle şimdiden kolaylıklar ve de başarılar dilerim.. 😉

Okula gittiğiniz ve resmi işlemleri bitirdikten sonra tabiki de öncelikli olarak okul idaresinin yanında kendinizi bulacaksınızdır 😀 Umarım Rehberlik anlayışına önem veren bir okul idaresi sizi bekliyordur, yoksa işiniz birazcık zor olacaktır diyebilirim ne yazık ki 😉 Size tavsiyem ilk günden öğretmenler odasına da giderek okulun bütün öğretmenlerine kendinizi tanıtmanız ve onlarla da tanışmanız olacaktır. Okul idaresiyle arası bozuk ve öğretmenler ile işbirliği ve iletişimi olmayan bir Psikolojik Danışmanın, genel anlamda okulda yapacağı çalışmalarda sıkıntı yaşayacağını düşünmekteyim. Benim fikrim en azından bu yönde arkadaşlar..

Eğer atandığınız okulda şu an çalışan bir meslektaşımız varsa veya sizden önce birileri çalışmış ve kurulu bir oda ve sistem varsa işiniz çok daha kolay olacaktır. Ama okulda şimdiye kadar rehberlik adına herhangi bir şey olmamışsa (benim ilk yılımda olduğu gibi 🙂 ), ilk işiniz kendinize uygun bir çalışma ortamı oluşturmaya başlamaktır. Okulun fiziksel imkânlarından tutun da idarenin bizim alana ilişkin tutumuna kadar her şey odanızın nasıl, nerede ve ne şekilde olacağını etkileyecektir. Mümkünse tabiki de idarenin bulunduğu kat dışında bir katta bu odanın olmasını sağlamak gerekir. Hele bir idareci veya memur ile aynı odayı paylaşmak gizlilik başta olmak üzere rehberliğin birçok ilkesine aykırı olacaktır 😉 Psikolojik danışma ve rehberlik servisi şeklinde bir isimlik veya tabela yaptırmanızı yine tavsiye ederim. Ayrıca ilk günlerde olmasa da ilerleyen günlerde kapınıza çalışma saatlerini yazabilirsiniz (benim önceden çalıştığım yerlerde 9.00-12.00/ 13.00-16.00 şeklindeydi). Çalışma saatleri mevzusuna ilk günlerde çok fazla takılmamanızı ve ayrıca bu anlamda dikkat çekmemek adına dakika hesabı yapmamanızı öneririm, 5 dk geç çıkmakla bir şey kaybetmeyeceğimizi düşünüyorum ;). Bununla birlikte imkanınız olursa rehberlik servisini tanıtıcı bir büyük afiş vb. ile ‘ben geldim, buradayım mesajını tüm okula verebilirsiniz 😉  PDR servisin diğer fiziksel imkân ve araç gereçlerini karşılamak tabiki de okul idaresinin görevidir; ancak yine bu konuda imkânlar ile birlikte idarenin size ve alanımıza karşı tutumu önemli rol oynayacaktır.

Okulda ilk başlarda sizden yapılması istenilen iki temel şey olacaktır: Birincisi Ram’dan gelen çerçeve planın hazırlanması ve okul idaresine sunulması. İkincisi ise, okul yürütme komisyonu toplantısının yapılması. Çerçeve plan olarak bilinen, Okul Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programını hazırlarken sizden beklenen aslında, bu programı olduğu gibi bağlı olduğunuz Ram’ın sitesinden alarak okulunuzun ihtiyaçları ve durumunu göz önüne de alarak yeniden düzenlemek ve bu programı yıl içerisinde uygulamaya çalışmak olmaktır. Kendimden örnek verecek olursam, ben çalıştığım yerde birkaç meslektaşım ile bir araya gelerek birlikte beyin fırtınası da yaparak uygun ve uygulanabilir bir program hazırlamaya çalışıyorduk. Bu anlamda (tabi ilk yıl olmasını beklemeyiz 🙂 ) geçen yıl programda olup da yapamadığımız veya verim alamadığımız etkinlik ve uygulamalar yerine, daha işlevsel ve ihtiyaca uygun eklemeler yapmaya çalışırdık. Program hazırlandıktan sonra, bizim işimiz olmamasına rağmen sınıf rehber öğretmenleri (kademeli olarak rehberlik dersleri kaldırılıyor olsa da devam eden sınıflar bulunmaktadır) sizden rehberlik ders saatlerinde uygulamak için plan ve etkinlikleri isteyecektir 😉 Bunu yapıp yapmamak biraz hatta tamamen sizin inisiyatifinize kalmış arkadaşlar.. Ama yıllardır süregelen bir alışkanlık haline geldiği ve öğretmenlerin de genellikle böyle bir beklentileri geliştiği  için genellikle sınıf rehberlik planlarını ve ilgili etkinlikleri  PDR Servisi olarak bizler vermekteyiz 🙂

Daha sonra yine bildiğiniz gibi, okul müdürünün görevi olan okul yürütme komisyonu toplantısı, büyük ihtimalle size kalacaktır veya tabi olarak siz merkezli olacaktır 🙂 Bu anlamda sene başı toplantısında toplantı gündem maddeleri az çok bellidir, çoğu kademe için küçük farklılıklar içerebilmektedir. Eğer okulunuzda geçen yıla ait toplantı tutanakları varsa, onlardan yararlanabilirsiniz. Toplantıya gündem maddeleri ve hazırlık yaparak gitmeniz, tabiki de sizin işinizi kolaylaştıracaktır. Bir de tabi ki de bazı okul müdürleri işlerin yoğunluğunu veya farklı sebepleri göstererek ya toplantı yapılmamasını ya da sizin öğretmenler ile birlikte yapmanızı teklif edecektir 🙂

Resmi işler ve planlar vs bittikten sonra yavaş yavaş kendinizi ve PDR servisini tanıtıcı çalışmalara girmeniz gerekecektir. Bu anlamda tabiki de Rehberlik Panosu’ndan faydalanacaksınızdır. Bir de fırsat bulabilirseniz, boş derse girmek olarak değil de; okul idaresinin bilgisi dahilinde okuldaki bütün sınıflara 5 dk gibi bir zaman diliminde kısaca kendinizi ve servisin amacını vs tanıtabilirseniz güzel olur diye düşünüyorum.

Öğrenci tanıma fişlerini doldurtmak ve muhafaza etmek önceden zor olmaktaydı, ben atandığım ilk yıl okulda hiç rehberlik sistemi olmadığı için bütün okul için öğrenci tanıma fişlerini tamamlamıştım; ama bence buna artık hiç gerek yok, e-okul diye bir sistem var bildiğiniz gibi ve burada öğrenci ile ilgili notlar dahil olmak üzere birçok bilgiye ulaşabilmektesiniz. Tabi ki de okul idaresinin kullanıcı adı ve şifresi ile girebildiğiniz ölçüde 😉 bu da artık size ve okul idaresi ile aranızdaki duruma bağlı bir şey 🙂

Öğrenci tanıma fişi olmasa da PDR servisinde bulunmasın gereken evraklar, tutanaklar, raporlar vs için ‘Desimal Dosya Sistemi’ adı altında bir dosya sistemini yapmak ve gerektiğinde belge ve evraklara rahatlıkla ulaşmak durumundasınızdır. Bu desimal dosya sisteminde genel olarak şunlar bulunmalıdır: 1. Rehberlik faaliyetleri dosyası, 2. Görüşme özetleri dosyası, 3. Rehberlik teknikleri dosyası, 4.Sunumlar ve seminerler dosyası, 5. Rehberlik faaliyet raporları dosyası, 6. Sınıf dosyası içeriği (sınıflarda uygulanan otobiyografi, anket ve öğrenciye özgü hazırlanan BEP dosyaları gibi).

Size tavsiyem arkadaşlar, yıllık (çerçeve) planı öncelikli olarak göz önüne almak koşuluyla; çalışma takvimiyapacağınız çalışmaları aylık ve haftalık bir takvim üzerinde gösteren bir yıllık veya dönemlik çalışma takvimi hazırlayın (örneğini burada da görebilirsiniz). Bu çalışma takvimi hem önünüzü daha rahat görmenizi sağlayacaktır bu hem de unutma vs engellerin önüne bu sayede geçmiş olursunuz. Yaptığınız etkinlik ve çalışmayı işaretlersiniz mesela.. Ben çalıştığım dönemde, bu çalışma takvimini de hazırlayıp, daha sonra okul müdürüne de imzalattıktan sonra odada bulunan ve görebileceğim bir yerdeki panoya asıyordum. Yeri gelmişken söyleyeyim; yapacağınız veya yaptığınız çalışmalardan genellikle idareyi haberdar etmek için, tutanak tutma ve imza attırma yöntemini kullanabilirsiniz 😉 amaç burada bir şeyler yaptığımızı kimseye ilan etmek değildir belki; ama yine de idareye hem işinizi ciddiye aldığınız görüntüsünü verir hem de gerçekten de bir şeyler yaptığınız mesajını.. Mesela bir sınıfa sunum yaptıktan sonra, küçük bir tutanak hazırlayıp bunu okul müdürüne veya idaresine imzalatıp güzelce dosyanıza kaldırabilirsiniz 😉

Son olarak mevcut psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri yönetmeliği ile özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinin birer nüsha çıktısını alıp, 20-30’lu dosyalara koyarak önce okumanızı sonra da masanızda görünür bir yere koymanızı tavsiye ederim 😉 Kendi yönetmeliğimizden bihaber olmamak, bilgilerimizi güncellemek (yürütme komisyonuna kimler katılır vs)  ve bazen müfettişler olup olmadığını da size sorabilir, böyle bir şeye de maruz kalmamak adına da iyi olur bence yani 🙂 Yine benzer şekilde Rehberlik (Okullarda Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Klavuzu) ve Özel eğitim konusunda (3N 1K-Neden, Niçin, Nasıl, Kaynaştırma ) MEB’in hazırlamış olduğu ilgili kılavuzlardan da yararlanabilirsiniz.

Belki daha çok şey söylenebilir; ama benim aklıma gelenler şimdilik bunlar arkadaşlar. Zaman ilerledikçe ve bazı şeyleri yaptığınızı görür hale geldikçe kendinizdeki değişime siz kendiniz bile inanmakta güçlük çekeceksiniz. Zamanla kendi sisteminizi oluşturmuş olacaksınız ve işlerin artık rayına daha rahat oturduğunu göreceksinizdir 😉 Hepinize şimdiden başarılar ve iyi çalışmalar dilerim. Bu yazının faydalı olması dileği ve temennisiyle.. Son yazdığım şey, bu yazıyı sonuna kadar okuyanlar için geçerli bir durum tabi ki de 😉 Hadi kalın sağlıcakla 🙂

Not: Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğün’ce hazırlanmış olan ‘OKULARDA REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ KILAVUZU’ birçok konuda sizlere yardımcı olabilecek bilgileri ve de formları içinde barındıran bir kılavuzdur.

İlgili kılavuz için tıklayınız: OKULLARDA REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ KILAVUZU

Not 2: PDR Hizmetleri Yürütme Komisyonu örnek toplantı tutanakları, BEP Evrakları vs. ilgili belge ve dosyalara bu site içerisinde ”PDR DÖKÜMANLARI” menüsünün altındaki ilgili alt menülerden ulaşabilirsiniz.

10 Replies to “Bir Psikolojik Danışmanın Gözünden Okul Psikolojik Danışmanlığının İlk Yılı”

  1. Atama heyecanıyla, işe başlama stresini arka plana atmıştım. Ama önümüzdeki birkaç gün içinde önümüz aydınlanacağından bu defa da ne yapacağımı bilemediğim için panik haline geri döneceğimi düşünüyorum. Bu anlamda paylaştığınız faydalı bilgiler için çok ama çok teşekkür ederim 🙂

    1. teşekkür ederim, evet atama tercih heyecanını umarım yakında göreve başlamak alır 🙂 nacizane deneyimlerimi paylaşmak istedim faydalı olması tek temennimiz..

  2. Teşekkür ederim inşaallah karşımıza anlayışlı insanlar çıkar ve bizde görevimizi layıkıyla yerine getiririz 🙂 emeğinize sağlık

    1. umarım, gerçekten de anlayışlı insanlarla çalışmak çok önemli, hele ki bizim meslekte.. 🙂 Başarılar dilerim şimdiden, ayrıca teşekkür ederim..

  3. Hocam gerçekten çok işlevsel bir yazı olmuş, teşekkür ederiz. Benim merak ettiğim, bu dosyamız olsun, tabelamız olsun, biz mi alıyoruz yoksa idareden mi talep ediyoruz?

    1. Teşekkür ederim.. Yok hayır hocam, normalde okul idaresinin bu ihtiyaçları karşılaması gerekiyor. Ama yine de bizim taleplerimizi uygun bir şekilde iletmemiz gerekiyor. Olmadı bazı şeyleri kendimizden karşılamak durumunda kalıyoruz 😉

  4. Sağlam bir psikolojik danışman olduğunuz çok belli. Atamadan ziyade bu konuda kaygılıydım. Yazınız çok iyi geldi. Teşekkür ederim.

    1. Düşünceleriniz için teşekkür ederim.. Elimden geldiğince bu konuda bir farkındalık kazandırmaya çalıştım..
      Evet atama ve tercihlerin gölgesinde kalmış olsa da bu durumun çoğu meslektaş adayımız için kaygı verici bir durum olduğunu zamanında kendimde ben de görmüştüm 😉

  5. BEP ve Sınıf rehberlik dosyaları konusundan nerden başlamam gerekiyor hiç bilmiyorum bende. Bu konuda da bilgileriniz bizimle paylasır mısıız ferhat bey ? 🙂

    1. Merhabalar Ekrem Hocam, öncelikle bu konunun okul PDR hizmetleri komisyonu toplantısında gündem maddesi olarak görüşülmesi ile başta sınıf rehber öğretmenleri olmak üzere diğer öğretmenler ile işbirliği ve iletişim ile başlanması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sizin bütün okuldaki öğrencilere doğrudan ulaşma imkanınız olmayabilir. Bu anlamda sınıf rehber öğretmenleri veya diğer öğretmenlerin gözlemleri ile tespit ettikleri risk grubundaki öğrenciler ile sürece başlayabilirsiniz. Bu doğrultuda kaba eğerlendirme formlarını ya da eğitsel değerlendirme formunu kullanabilirsiniz.

      Kolaylıklar ve başarılar dilerim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

− 5 = 3