Okul Korkusu ve Ayrılma Kaygısı*

Okulu kırma ile okula gitmeyi reddetme davranışlarını ayırt etmek gerekiyor. Kaygı temelli okul reddi, özellikle okula başlanılan ilk yıllarda görülebildiği gibi bazen ara sınıflarda da görülebilmektedir.

Okula gitmeme isteği birçok çocuğun yaşadığı olağan bir durumdur. Okul fobisi ise uzun süreli devamsızlık, okula gitmekten kaygı duyma hatta gitmeyi reddetme gibi sonuçlar doğuran bir sorundur. Okula ilk başlayan veya okul değiştiren çocuklarda görülebildiği gibi yeni kardeş doğumu, ani bir travma gibi nedenlerle ara sınıflardaki çocuklarda da görülebilir.

Okul reddi davranışını dört ana gruba ayrılabiliriz ve okul fobisi de bunlardan bir tanesini oluşturmaktadır. 

Okul fobisi: Negatif duyguya neden olan durumlardan kaçınma.  Özellikle ara sınıf çocuklarında görülen okul reddi halidir.  Okulda öğretmen veya bir akran ile yaşanılan olumsuz bir yaşantının olması ile daha sonra gerekleşen bir fobi durumu.

Okulda geçen kötü bir olay (arkadaşlarının dalga geçmiş olması, öğretmenin bağırmış olması gibi) nedeniyle okul çocukta korku, kaygı gibi olumsuz duygulara neden olur. Bu gibi durumlarda örneğin ilk başlarda sadece öğretmene yönelik olarak başlayan olumsuz duygular, daha sonra o derse ve zamanla belki de okuldan genel olarak soğumaya doğru gidebilmektedir.

İtici sosyal durumlardan kaçınma: Çocuk okuldaki sosyal durumlarda zorlanıyor olabilir. Örneğin sınıfta bir değerlendirmeye girme, tahtaya kalkma gibi sosyal durumlar ve ortamlar onu kaygılandırdığından okula gitmek istemiyor olabilir. Böyle durumlar sosyal fobi olarak da tanımlanmaktadır.

Okul dışında bulunabilecek cazip durumların peşinden gitme: Bu duruma genellikle ergenlik döneminde bulunan çocuklarda rastlanır. Okul yerine arkadaşlarıyla sinemaya gitme, bilgisayar oyunları oynama gibi daha cazip davranışlara yönelirler.

Ayrılma kaygısı: Okula ilk başlayan çocuklarda özellikle görülen okul reddinin sebeplerindendir. Çocuk, özellikle anneden veya kendisine bakan kişiden ayrılmakta zorlanır.

Aşırı korucu ve kollayıcı bir tutumla büyütülmüş ve özellikle bu anlamda anneye veya anneye model bir kişiye bağımlı olarak büyüyen çocuklar ile evden daha önce hiç ayrılmamış (kreş veya anaokuluna gitme gibi) çocuklar, ayrılma kaygısını daha fazla yaşarlar. Bu çocuklarda hiçbir nedene bağlanamayan fiziksel şikâyetler görülür. Bu şikâyetleri ileri süren çocuk, bu doğrultuda okula gitmeyi istemeyi reddetmektedir.

ayrılık-anksiyetesi

‘Okula Gitmeyi Reddetme’nin Davranışsal Tanımlar şöyledir:

  1.   Ebeveynleri ile evde kalma isteği yüzünden okula gitmeyi istememe ya da reddetme

  2.  Okula gitmek için evden ayrılacağında ya da okuldan döndüğünde sürekli şikayet etmek ve belirgin duygusal stres (örneğin; ağlama, öfke krizleri, okula gitmemek için ebeveynlere yalvarmak.

3.  Okula gitmek ile alakalı ya da okulda bulunacağını öngörme ile alakalı sık somatik şikayetler (örneğin; baş ağrıları, mide bulanması, mide ağrısı).

4.  Okula gitmek için evden ayrılacağında ya da okuldan döndüğünde ebeveynlerin peşini bırakmama veya saklanma.

  5.  Okulla ilgili sık sık olumsuz söylemlerde bulunmak ya da okula gitme zorunluluğu hakkında sürekli şikayet etmek.

6.  Eğer okula giderse korkun bir felaketin ebeveynlerinden ayrılmasına neden olacağından korkmak ve gerçek dışı korku söylemlerinde bulunmak.

7.  Ebeveynlerinden ayrı kalmak ve okula gitme korkusunun etki ettiği özgüven yetersizliği ve düşük özgüven söylemlerinde bulunmak.

8.  Okula gitmeyi reddetmekle birlikte akademik başarısızlıkla alakalı saçma, endişeli, başarısızlık içeren söylemlerde bulunmak.

  9.  Tanımadığı kişilerle uzun süreli zamanlarda görüşmekten aşırı derecede kaçınmak.

DSM-5’e (ruhsal bozuklukların tanı kitabı) göre ayrılma kaygısının belirtileri ise şunlardır:

1.  Evden ya da bağlandığı başlıca kişilerden ayrılacak gibi olduğunda ya da ayrıldığında aşırı sıkıntı duyma.

2.  Bağlandığı başlıca kişileri yitireceğine ya da onların başına bir iş geleceğine ilişkin sürekli ve aşırı tasalanma.

 3.  Kötü bir olayın, bağlandığı başlıca kişiden ayrılmasına yol açacağına ilişkin sürekli ve aşırı bir kaygı duyma

  4.  Ayrılma korkusundan ötürü, sürekli olarak, okula ya da başka bir yere gitmek istememe ya da gitmeyi reddetme

5.  Tek başına kalma, evde bağlandığı başlıca kişiler olmaksızın kalma ya da kendisi için önemli erişkin insanlar olmadan diğer ortamlarda bulunma konusunda isteksizlik gösterme ya da bu konuda sürekli ve aşırı bir korku duyma.

6.  Bağlandığı başlıca kişinin yakınında olmadan ya da evin dışında uyuma konusunda sürekli bir isteksizlik gösterme ya da uyumayı reddetme.

7.  Ayrılma konusunda sürekli kâbus (karabasan) görme

8.  Bağlandığı başlıca kişilerden ayrıldığında ya da böyle bir ayrılık beklendiğinde yineleyici bir biçimde fiziksel semptom yakınmaları getirme (baş ağrıları, karın ağrıları, bulantı ya da kusma gibi).

Yukarıdaki belirtilerden en az 4 hafta olmak üzere en az üçünün olması; kişinin bağlandığı insanlardan ayrılmasıyla ilgili, gelişimsel olarak uygun olmayan ve aşırı düzeyde bir kaygı ya da korku duymasını göstermektedir diyebiliriz.images

Çocukta bu tür belirtiler varsa ve bu durumu fiziksel herhangi bir rahatsızlıktan kaynaklanmıyorsa profesyonel yardım alınmalıdır. Ailelerin dikkat etmesi gereken en kritik nokta, çocuk okula gitmeyip evde kaldığında evdeki ortamın cazip kılınmaması gerektiğidir. Yani çocuğun okula gitmeme davranışı pekiştirilmemelidir, bundan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

Örneğin, evde kaldığı bir günü anneyle televizyon seyrederek geçirmek veya bir alışveriş merkezine götürülmek, okul reddi davranışını ödüllendireceğinden bu davranışın tekrar etmesine zemin hazırlar, çocuğun bu davranışının pekiştirilmesine neden olabilir. Öncelikle devamsızlığın okul reddinden mi yoksa okuldan kaçmadan mı kaynaklandığı iyi ayırt edilmedir. Devamsızlık yalnızca bir disiplin sorunu olarak görülmemeli, psikolojik bir temeli olabileceği unutulmamalıdır.

Okul fobisi veya ayrılma kaygısı yaşayan çocukların okula uyum sağlamalarına yardımcı olmak için davranışçı yaklaşımın tekniklerinden de yararlanılabilir. Bu anlamda ‘sistematik duyarsızlaştırma’ dediğimiz yöntem ile kontrollü ve yavaş bir şekilde çocuğun bu konudaki korkusunu yenmesi sağlanabilir. Bu doğrultuda örneğin çocuğun bir süre okula annesi veya ayrılmak istemediği kişi ile birlikte gelmesi hatta birlikte olması sağlanabilir. Daha sonra belki sadece o kişiyle okula gelmesi ama daha az zaman geçirmesini sağlama şeklinde; yani yavaş yavaş çocuğun tek başına okula gelip okulda tek başına  kalmasını sağlamaya doğru bir yaklaşım yöntemine başvurulabilir.

Bütün bunlarla birlikte uzman ve profesyonel kişiler (Psikolojik Danışman, Psikolog vb) tarafından bu çocuklara yönelik olarak öncelikle uzun ve kısa  dönemli amaçlar belirlenerek uygun terapötik müdahaleler gerçekleştirilebilir. Bu anlamda alanın uzmanları konuyla ilgili olarakÇocuk Psikoterapisi Tedavi Planlayıcısı kitabından yararlanabilirler. Örnek olması için kitaptan alınmış aşağıdaki örnekler gözden geçirilebilir:

12067872_10206348629407247_746992518_n

12087531_10206348629767256_1848725855_n

Psikolojik temelli okul reddi durumunda aile ile birlikte öğretmenlere de büyük görevler düşmektedir. Bu konuda sorun yaşayan çocuk gerekirse okulun psikolojik danışma ve rehberlik servisine yönlendirmeli ve bu konuda profesyonel yardım almasına özen gösterilmelidir.  Ayrıca aile-öğretmen ve psikolojik danışma ve rehberlik servisi her konuda olması gerektiği gibi bu konuda da sürekli işbirliği ve iletişim halinde olmaya özen göstermelidir..

Not: Ayrılma kaygısını anlatan güzel bir animasyon filmine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz..

(https://www.youtube.com/watch?v=jEkFp0Ux4OQ)

*Bu yazı Klinik Psikolog Cemre Soysal’ın Okul Korkusu adlı makalesinden esinlenerek yazılmıştır..

Yararlanılan Diğer Kaynaklar:

Birliği, A. P. (2013). DSM-5 Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabı. E. Köroğlu (Çev. Ed.). Ankara: HYB Yayıncılık.

Jongsma Jr, A. E., Peterson, L. M., McInnis, W. P., & Bruce, T. J. (2014). The Child Psychotherapy Treatment Planner: Includes DSM-5 Updates (Vol. 294). John Wiley & Sons.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

30 − 23 =